“Kişinin işlediği her bir amelin elbisesi kendisine giydirilir. Hayır ise hayır, şer ise şer.” Hz. Osman (r.a)

“Eğer kalpleriniz temiz olsaydı, Allah'ın kelâmını okumaya doymazdınız." Hz. Osman (r.a) 

“Eğer söz gümüş ise sükût altındır.” Hz. Süleyman (a.s)

“Mü'min bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.” Hasan Basri (r.a) 

“Kişinin malayani şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.”(Tirmizi, Zühd/11)

“ Âdemoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki: Bizim hakkımızda Allah’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen  biz de inhirat eder  haktan ayrılırız.”(Tirmizi)

“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. (Haraiti)

“Sâdık arkadaşlar bulun ve onların arasında yaşayın. Dürüst ve samîmi arkadaşlar, darlıkta yardımcı, genişlikte süs ve zînettirler.” Hz. Ömer (r.a) 

“Dostunun sana düşen işini güzel bir şekilde gör ki, lüzumunda, sana daha güzeliyle karşılıkta bulunsun.” Hz. Ömer (r.a)

“ İşlerini Allah’tan korkanlara danış ve onlarla istişâre et.” Hz. Ömer (r.a)

“Allah’a itâat eden büyük zâtların sözlerine dikkat edin. Çünkü onlara Allah tarafından gerçekler tecellî eder ve onu konuşurlar.”Hz. Ömer (r.a)

“İyilik kolay bir şeydir. Güler yüz ve yumuşak söz bunu temin eder. Şiddet göstermeksizin kuvvetli, zayıflık göstermeksizin yumuşak ol.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok gülenin heybeti azalır. Şaka yapan eğlenceye alınır. Bir şeyi çok yapan onunla tanınır.” Hz. Ömer (r.a)

“Çok konuşan çok yanılır, hataya düşer. Böyle kimsenin hayâsı azalır. Hayâsı azalan şüpheli şeylerden az kaçınır. Şüpheli şeylerden az kaçınanın kalbi ölür.” Hz. Ömer (r.a)

“Amellerin efdali, farzları yapıp haramlardan kaçınmak ve Allah katında sâdık niyettir.” Hz. Ömer (r.a)

“Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.” Hz. Ömer (r.a)

“Âhiret işlerinde zarar etmektense, dünyâya âit işlerde zarar ediniz. Böylesi sizin için daha hayırlıdır.” Hz. Ömer (r.a)

“Alay, şaka ve mizah etmekten kaçınınız. Zîrâ insanın şerefini kırar, vakarını azaltır.” Hz. Ömer (r.a)

“Ahmakla arkadaşlık etmekten kaçın. Çünkü ekseriya, sana iyilik yapayım derken zararı dokunur.” Hz. Ömer (r.a)

“Tövbe edenlerle oturun, onların kalpleri yumuşak olur.” Hz. Ömer (r.a)

"Kalp kör olduktan sonra, gözün görmesinde pek yarar yoktur." Hz. Ali (r.a.)

"Mü'min bir kimse mazeretleri, münafık ise günah ve hataları arar!" İbn-i Mübarek

"Herkesin ölümü kendi rengindedir." Mevlana Celaleddin Rumi (k.s)

“Zâlim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır.”(Tirmizî)

“Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir. (Ankebut/45)

“Akıl, insana verilen cevherlerden biridir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Güzel insanların gözü güzel şeyleri, kötü insanların gözü ise kötü şeyleri görür.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahına pişman olmayan kimsenin tarikattan nasibi yoktur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tasavvufa giren insanlar meşayih-i kiramın evladıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s) 

“Günahtan duyulan pişmanlığın derecesi, dağdan üzerine yuvarlanan taşın önünde eli kolu bağlı kalınca duyulan korku gibi olmalıdır.” Seyda Molla Muhyeddin (k.s)

“Kişi başına gelen musibetlerin belaya dönüşmemesi için Allah’a dua etmelidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bütün insanlar Allah’a giden yolda peygamberlere, peygamberler de Cebrail’e muhtaçtı.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Tarikat, İslamiyet içerisindeki nurların döndüğü yerdir.” Seyda Alameddin (k.s)

“Öfkelenen insan şeytanın elindeki topaç gibidir, şeytan onu istediği yöne çevirir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kulun kula haset etmesi, aslında Allah’a haset etmesidir. (H.B.)

“Acziyeti idrak, en büyük mertebedir.” Hz. Ömer (r.a)

“Ma’siyyet içinde tövbe olmaz.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah Teâlâ insana faydalı her nimeti Resul-i Ekrem (s.a.v)  zamanında vermiştir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Anne babasından güzel bir din eğitimi alan evladın işlediği her hayrın sevabı önce annesine, sonra babasına gönderilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bizlere Seyyid demeyiniz, eğer biz Seyyid isek Allah bunun mükâfatını zaten verecektir ama eğer değilsek Allah bunun hesabını bizden sorar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s) 

“Allah dostları vefatlarından sonra gizlendiği bulutun arkasından çıkan kızgın güneş gibidir.”(H.B.)

“Her bakan gözün gördüğü şey farklıdır.” (H.B.)

“Şeyhe yapılan sürekli rabıta, kalbin her an zikretmesine vesile olur.” (H.B.)

“Zikirde görülen şeylere aldanmak, aynadan yansıyan akse takılı kalmak gibidir.” (H.B.)

“Her an rabıta halinde olmak müridi kötülüklerden korur.” (H.B.)

“Derecesi yüksek olan kendini küçük görendir; derecesi küçük olan ise kendini büyük görendir.” (H.B.)

“Allah Teâlâ’nın mağfireti Resul-i Ekrem’in (s.a.v) mutabaatına bağlıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Rabıta, müridi dünya muhabbetinden uzaklaştır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Evlat-ı salihin işlediği her güzel amele anne babası da ortaktır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Müridin şeyhinden izin alarak çektiği ezkar, aşılanmış ağacın verdiği meyve gibi daha kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Resul-i Ekrem (s.a.v) vefatından sonra en büyük bela tokluk oldu.” Hz. Ayşe (r.a)

“İnsan gecesini boş işlerle geçirip geç yatar, sonra da sabah namazına kalkamazsa, o namazını keyfi olarak terk etmiş gibi olur.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Asr’a andolsun ki insan mutlaka ziyandadır.” (Asr/1,2)

“Bilesiniz ki, Allah dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.”(Yûnus,62)

“Bir insan günahı nispetinde edepsizdir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın nefsi köleye benzer, onun efendisi kalp ve ruhtur.” Mevlana Celaleddin Rumi

“Sadık bir mürid evlattan daha hayırlıdır.” Şeyh Sıbgatullah Arvâsi (k.s)

“Tarikattaki insanın iki babası vardır. Biri nesebi babası, diğeri şeyhidir. Nesebi babası onu dünya hayatına, manevi babası da âhiri hayatına hazırlar.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Allah dostları zühd sahibi insanlardır, şanla şöhretle ilgilenmezler.” (H.B.)

“İnsanlar bir araya geldiklerinde gıybet etmek, boş sözler söylemek yerine Allah'ı anmalılar ki meclislerine azap değil nur yağsın.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Günahından pişman olmayan, nasihat tesir etmeyen insanın imanından şüphe edilir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Bir yerde olan her yerdedir, her yerde olan hiçbir yerdedir.” Necip Fazıl Kısakürek

“Âlimlerin en şansızı cahilin arasında olandır.” (H.B.)

“Müridin virdini terk etmesi varlık duygusundan kaynaklanır.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Dostunla çok dost olma, düşmanınla çok düşman olma. Olur ki bir gün dostun düşmanın, düşmanın dostun oluverir.” Mevlana Celaleddin Rumi

“İnsanın güzelliği sabrettiği sıkıntılar nispetindedir”. (F.B.)

“İlim ancak amel edildiğinde kıymetlidir.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Kalpler ancak Allah'ı anmakla zikriyle mutmain olur.” (Ra’d/28)

“Hakikat bir kuştur; bir kanadı tarikat, bir kanadı şeraittir. Birinden biri eksik olursa hakikat kuşu uçmaz.” İmam Rabbani (k.s)

“Tasavvuf kal ilmi değil hal ilmidir.”

“Keşke tasavvuf üzerine hiç söz söylenmeseydi de, ehl-i tasavvuf olmayan kimseler tasavvufu anlatmamış olsalardı.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“Müridin gördüğü değişik haller ve cezbe hali, oyalanması için küçük bir çocuğun önüne konulan şekerlemeler gibidir.” Şeyh Abdurrahman Taği (k.s)

“İnsan haklı olduğu bir konuda münakaşa etmek yerine susup, geriye çekilse, haksız olabileceğini düşünse ne kaybeder? Ne kazanır? (H.B.)

“Üç günden fazla küs kalan insanlar kendi elleriyle kendilerini Allah’ın rahmetinden mahrum ederler.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Her mürşid-i kâmil, yetiştirdiği halifesini omzuna bastırarak bir üst dereceye ulaştırır.” (H.B.)

“Mürşid-i kâmil olan kulların kalbi Allah Teâlâ’nın nazargahıdır.” Seyda Şeyh Fadlullah (k.s)

“Acı çekmeden başarı kazanılmaz”. (H.B.)

“Her insanın evinden son çıkışı vardır.” (F.B.)

“Bir yerde bir hayır işlendiği zaman o hayrın nispeti etrafa da faydalı olur; bir yerde de bir günah işlendiği zaman da o günahın zulmeti etrafı sarar.” (F.B.)

“Sadakat sıkıntılı dönemlerde kendini belli eder.” Seyda Alameddin (k.s)

“Sınırı olan dünyayı sınırsız bir aşkla sevmek, insana eziyet verir.” Seyda Alameddin (k.s)

Allah katında büyüklük, sayıya değil keyfiyyete bakar.” Seyda Alameddin (k.s)

“Ahir zamanda imanı muhafaza etmek, elde sıcak kor tutmaktan daha zordur.” (H.Ş.)

“Tasavvufta hissesi olmayan bir insan zamanın muhakkik ulemalarından biri sayılsa dahi, ahir zamanda zındıkların kurdukları tuzaklara karşı imanını muhafaza edemez.” Seyda Alameddin (k.s)

“Çok mukaddes neticelerin kazanılacağı zamanlarda insan, nefs ve şeytanın istilasındadır.” Seyda Alameddin (k.s)

Günün Sözü

Çalışanlar kötülük düşünmeye vakit bulamazlar; tenbeller ise kendilerini kötülükten kurtaramazlar.
Hz. Ali -

ADAB-I FETHULLAH - Müridin Diğer Müritler Yanındayken ve Yalnızken Dikkat Etmesi Gereken Edepler

Yazdır
Makale İçeriği
ADAB-I FETHULLAH
Latifelerin Açıklanması ve Zikri
Nakşibendi Tarikatı’nın Gayesi
Mürşidine teslim olmanın en düşük derecesi
Zikir ( Vird) Konusu
Müridin Diğer Müritler Yanındayken ve Yalnızken Dikkat Etmesi Gereken Edepler
Sekiz Şart
Hayvani ve İnsani Kalbin Gerçeği ve Teveccüh Konusunda Bilgi
Müridin Mürşidiyle İlgili Dikkat Etmesi Gereken Edepler
Mürşid hakkında ihlasın en düşük derecesi
Mürit Topluca Şu Edeplere Uymalıdır
Nefy ve İsbat Zikri
Muhabbetin ( sevginin ) en yüksek derecesi
Rabıtanın Çeşitleri, Yararları ve Nasıl Yapılacağının Açıklanması
Tüm Sayfalar

 

Müridin Diğer Müritler
Yanındayken ve Yalnızken
Dikkat Etmesi Gereken Edepler

 

1- Mürit kardeşlerine kusur aramamalı, geçmişte yaptığı hataları araştırmamalı, yüzüne vurmamalı ve bunlardan dolayı onları aşağılamamalıdır. Büyükler buyurmuşlardır : “ İnsanların eksikliklerinden kendisine bildirilen bir hal şeytanın aracılığıyla gelen keşiftir. Allah’u Teala ( c.c) ona kıymet vermez.” İnsanların kusur ve günahlarını araştıran gönül dünyası ( sırrı) zarar görür. Şeyhinden yararlanması kesilir.

2- Bir acı şalgam bile olsa Allah’u Teala’nın ( c.c) kendisine verdiği nimetleri mürit kardeşleriyle paylaşmalıdır.

3- Mübarek geceleri ve toplatın gecelerini kardeşlerine bildirmeli; onlardan önce uyanırsa onları uyandırmayı kendine görev bilmelidir.

4- Yaptığı ibadetleri diğer müritlerinkinden fazla görürse, nefsini de onlardan üstün görmemeli, aksine onların uykusu benim ibadetimden hayırlıdır diye düşünmelidir. Zira uykuda olana günah yazılmaz.

5- Mürşidini terk etmiş ve kendini dünya hırsına kaptırmış müritlerle arkadaşlık yapmamalıdır. Aksi halde kendisi de onunla birlikte kaybolur gider.

6- Müritlerden yoksul olanları gözetmede diğerlerine örnek olmalı ve bunu nafile ibadetlerden üstün tutmalıdır.

7- Hasta ve kimsesiz müritleri arayıp sorarak ihtiyaçlarını yerine getirmelidir

8- Mürit kardeşleri için her zaman iyi düşünceli ve kalbine gelen kötü duygulara kulak asmamalıdır.

9- Son nefesini vermekte olan mürit kardeşin yanında gerekirse sabahlayarak gerekli görevlerini yerine getirmelidir.

10- Diğer müritlere duada bulunmalıdır.

Bilhassa gece namaza kalktığında ve secdede Allah’u Teala’dan( c.c) onlar için af dilemelidir. Mürit bu şekilde yaparsa melekler de onun için aynı şeyi yaparlar.

11- Müritler tuvaletlerin temizliğini kendi aralarında sırayla yaparlar. Fakat mürşit kendisine emrederse sırayla yapmalıdır.

12- Diğer müritlere gerebilecek iğne, iplik, makas, ilaç gibi maddeleri yanında bulundurmalı ve onların başkasından istememesini sağlamalıdır.

13- Özürsüz hiçbir zaman tek başına yememelidir.

14- Mürit kendisinden eski olan müritlere ibadeti kendisinden az bile olsa saygılı olmalıdır.

15- Hiç kimseye öfkelenmemeli, çabuk kızmamalıdır. Çünkü öfke kalbin nurunu söndürür. Tartışma ve ağız dalaşı yapmamalıdır; çünkü bu unutkanlık ve ruh bulanıklığına neden olur. Birisine öfkelendiğinde ondan özür dilemeli, Cenab-ı Hakk’a da ( c.c) istiğfar etmelidir. Haklı dahi olsa kimseye hakaret etmemeli; her gördüğü kişiyi Hızır ( a.s) veya veli sanarak dua istemelidir. Herhangi bir konuda iyice düşünmeden karar vermemelidir. Hiç kimseyi hor görmemeli, yaratıklara şefkatle bakmalıdır.

16- Her zaman sünnete uymalı, takvaya sarılmalı, büyük zatların kitaplarını izlemeli ve cemaatla namazda birinci safta, başlangıç tekbirinde bulunmaya devam etmelidir.

17- Fıkıh ( ilmihal bilgileri) konularını öğrenmelidir. Cahil sofilerle konuşurken onların dediklerini fıkıh ölçüsüne vurmalı, hemen kabullenmemelidir.

18- İmam ve müezzin olmaktan kaçınmalı, makam sevdası olmamalıdır. Şöhret afet olduğu için ondan sakınmalı, adı anılmamalıdır.

19- Tam olarak tanımadığı kişilere kefil olmamalı ve bu konuda duyarlı olmalıdır.

20- Müzikte çok uğraşanın kalbinde münafıklık tohumları yeşerdiğinde bundan sakınmalıdır. Fakat sevenleri ve uyanları çok olduğu için Mevlevilerin sema yapmasına dil uzatmamalıdır.

21- Çok yemenin, çok konuşmanın ve çok uyumanın edebe aykırı olduğunu bilmeli ve bunları azaltmaya çalışmalıdır.

22- Yalnızlığı seçmeli, halk içinde bulunduğunda da Abdülhalık Gücdevani ( k.s) Hazretleri buyurduğu Halvet der Encümen ( dışı halkla ve içi Hakk’la olma; halktan kaçma yoktur.) bizim usulümüzdür, yolumuzdur” sözüne uygun olarak kalbini Allah’tan başkasına bağlamamaya çaba sarf etmelidir.

23- Siyasetçilerin, zenginlerin ve ehli sünnet dışındakilerle ilgili sohbet yapmamalıdır.

devamı diğer sayfada 24- Elinden gelirse Allah’u Teala’ya ( c.c) kavuşuncaya kadar evlenmemelidir.

25- Kalbi öldürdüğü için çok gülmekten sakınmalıdır.

26- Gösteriş ve debdebeye düşkün olmamalıdır. Çünkü bu ruhun yükselmesine engeldir.

27- Kalbinde hüzün, gözünde yaş, davranışlarında ihlas ve duasında yalvarma bulunmalıdır

28- Evi mescit gibi Hakk Teala’ya ( c.c) yakın olmalıdır.

29- En ufak bir günah işleyince bile hemen tövbe edip bir daha yapmamaya çalışmalıdır.

30- Rızkını helalden kazanmalı, mekruh ve şüpheli şeylerden sakınmalıdır. Bunlardan sakınmak için gerektiğinde siyasi davranmalıdır.

31- Ömrünün sermayesi olduğunun bilincine vararak zikirsiz bir an geçirmemelidir.

32- İkindi namazından sonra Hatme akşam ile yatsı arası rabıtaya, sabah namazından önce iki tulu arası zikre, gece yarısı namazına ( teheccüd), her gün bir cüz Kur’an-ı Kerim okumaya devam etmelidir.

33- İnsanların kusurunu aramayıp kendi ayıplarıyla ilgilenmelidir. Kendisini eleştiren olunca hatasını kabul etmelidir. Bir işe başlarken niyeti halis olmalıdır. Yatmadan önce işini ve gidişatını düşünmeli, hesap günü gelmeden kendi nefsini hesaba çekmelidir. Yarım kanal işlerini tamamlamalı, üzerinde herhangi bir kimsenin hakkı varsa ödemelidir. Bu hesabı aleyhinde bulursa Allah’u Teala’dan ( c.c) af dilemeli, lehine bulursa şükretmelidir.

34- Alçak gönüllü, yumuşak huylu, merhametli ve açık elli olmalı ve insanlara karşı iyi niyet beslemelidir.

35- Allah’u Teala’ya ( c.c) isyan eden günahkarları görünce onların kalbini kırmalı ve aşağılamamalıdır. İki namaz arasında sanki namazdaymış gibi kulluk görevlerini yerine getirmeli ve ilahi haklara saygılı davranmalıdır.

36- Her zaman ve tüm işlerinde din istikametinden şaşmamalıdır. İki gününün eşit olmaması içi çalışmalı, ilerlemek ve olgunlaşmak için çaba göstermelidir.

37- İnsanlar kendini ziyaret ettiğinde büyüklenmemelidir. Zikir ve ibadet toplantıları uzayınca sıkılmamalıdır. Allah ( c.c) yolundaki ve ibadetlerdeki zorluklara ve insanlardan gelen eziyetlere katlanmalıdır. Nefsin arzu ve isteklerine karşı koymalıdır.

38- Kimseden bir şey istememeli ve zenginlerin kapısına gitmemelidir. Doğru inanç ve yakin sahibi olmalıdır.

39- Oyun ve boş konuşulan toplantılara gitmemeli; kötü, kaba ve uygunsuz sözler dinlememelidir. Hiç kimseyle tartışmamalı ve iddiaya girmemeli, asık suratlı olmayıp güler yüzle davranmalı ve hoşlanılmayan şeyleri görmemek için gözünün önüne bakmalıdır.

40- Terk edilmiş sünnetleri yaşamaya çalışmalı, yararlı işler yapmalı; zarar ve gereksiz sözleri bırakmalı; uzun emelli olmalıdır. Ömrünü bulunduğu an kabul edip onu Allah ( c.c) rızasına sarf etmelidir.

41- Verdiği sözlerinde durmalı; tutumlu olmalı; uyumadan önce ölümü düşünerek büyüklerinin çoğunun ölümü tattığı hatırlamalıdır. Tüm işlerinde Cenab-ı Hakk’a ( c.c) dayanmalıdır.

42- Soyuyla övünmemeli, insanların anlayışına göre konuşmalıdır. Gördü rüya ve kerametiyle gururlanmamalıdır. Allah’ın ( c.c) rahmetinden ümidini kesmemeli; onun gazabından ve sınamasından emin olmamalıdır. Cenab-ı Hakk ( c.c) bir Hadisi Kudsi’de : “ Kim günahını küçük görürse, biz onu büyük görürüz. Kim günahını büyük görürse biz onu küçük görürüz.” Buyurduğu için mürit küçük de olsa günah işlemekte ısrarlı olmamalıdır.

43- Allah-u Teala’yı ( c.c) Resul’ünü, Ehli Beyt’i, Ashab-ı Kiram’ı, velileri, ilmiyle amil alimleri, kamil mürşitleri ve Salihleri sevmelidir.

44- Kimseyi aldatmamalı; yasaklardan kaçınmalı; farzları içtenlikle ve önem vererek yapmalıdır. Nimetlere şükretmeli;; Allah-u Teala’nın kaza ve kaderine karşı gelmemelidir.

45- Allah’u Teala’nın üzerimizdeki nimetlerini devamlı düşünmelidir. Gıybet ve zulüm yapmamalı fitne çıkarmamalıdır. İşlerini danışarak yapmalıdır. İnsanlara sıkıntı veren şeyleri gidermeye çalışmalıdır. Günlerin uğursuzluğuna inanmamalı, yolcuğuna çıkmak için gün belirlememelidir. Gençlik, sağlık, zenginlik, boş zaman ve yaşadığı anları iyi değerlendirmelidir.

46- Allah-u Tealan’nın ( c.c) korkusundan emirlerini terk etmemeli ve yasakladıklarını yapmamalıdır. Günahlarını ve kusurlarını Cenab-ı Hakk’ın ( c.c) bildiğinden dolayı utancından adeta erimelidir.

 



Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile